Teknolojinin günlük hayata kattığı etkiler tartışılmaz düzeyde. Çok daha hızlı ve çok daha kaliteli iletişim imkanı, çok daha hızlı ulaşım, iş gücünden büyük oranda kazanç gibi birçok konuda teknoloji günlük hayatı çok daha kolaylaştırdı. Teknolojinin geldiği bu son nokta sadece günlük hayatta da etkili değil elbette bunun dışına teknolojinin dev sektörlerde özellikle üretim alanında da öne çıkmaya başladığını da söylemek gerekiyor. Bu aşamada 3D printer dezavantajları nelerdir sorusuna bakarak, sektöre daha objektif yaklaşmakta fayda var.

 

3d printer dezavantajları

3d printer dezavantajları

Maliyeti çok daha düşük üretimlerin gerçekleşmesi, çok daha hızlı ve çok daha fazla sayıda üretim yapabilme gibi ayrıcalıklar sağlayan yeni üretim teknolojilerinde markaların son amaçlarının ise iş gücünü bir hayli azaltmak olduğunu da belirtelim. İş gücünü azaltma çabası sonucunda ise yeni robotik sistemler ve son olarak 3D yazıcılar ortaya çıkmaya başladı. Üç boyutlu üretim teknolojisinin uygulama alanları her geçen gün biraz daha genişliyor.

Bugün artık modadan medikale, spordan müziğe, hemen her alanda 3 boyutlu üretim yapılıyor. Geleceğin teknolojisi olarak görülen 3D baskı teknolojilerinin icadından bu yana pek çok avantajına şahit olduk. Peki bu teknolojinin sahip olduğu avantajlar kadar dezavantajları da var mıdır? 3D printer dezavantajları nelerdir? 3D Yazıcı teknolojisini daha iyi anlamak ve uygulama alanlarını dikkatli belirlemek için artı yönleri kadar eksi yönlerini de bilmekte fayda var. Bu yazımızda sizler için 3D printer dezavantajları konusunu ele aldık. İşte farklı boyutlardan 3D printer dezavantajları

Bilim insanları, “iyi mi yaptık yoksa kötü mü?” ikilemini tarih boyunca atomun parçalanmasından klonlamaya kadar birçok çığır açan gelişmede yaşadılar. Bu ikilemin günümüzdeki son temsilcisi ise kuşkusuz 3D yazıcılar. Elbette ki 3D yazıcıların ortaya çıkışı yeni değil. 1980’li yıllara dayanan bir geçmişe sahip olan cihaz o dönemde hem çok hantal hem de oldukça pahalıydı. Teknolojik gelişmelerin 3D yazıcıları hızla daha ufak boyutlarda ve daha erişilebilir maliyetlerle üretme imkanı yaratması sonucunda ortaya çıkan; herkesin evinde bir 3D yazıcıya sahip olabileceği fikri, beraberinde birçok soru işaretini de getiriyor. Döküm teknolojisinin 5000 yıllık geçmişi, talaşlı imalat teknolojisinin 300 yıllık geçmişi göz önünde bulundurulduğunda 3D yazıcıların sadece 25 yıllık maziye dayanıyor olması bir çok probleme yol açıyor.

Materyale göre maliyet değişiyor

İlk olarak en büyük sorun ile başlayalım. 3D yazıcılar ile yapılan üretimlerde maliyet genelde bir hayli yüksek çıkıyor. Standart üretimlere göre çok daha yüksek maliyetleri olduğu belirtilen yazıcılarda aslında bu alanda farklı durumlarda var. Şöyle ki plastik hammadde ile üretilen malzemeler aslında daha ucuz maliyetli olurken, metal malzeme ve benzeri maddelerde ise çok daha yüksek bütçelere ihtiyaç duyuluyor. Haliyle bu değişken durum 3D yazıcıların seri üretime geçmesinde ki en büyük engel.

3D Yazıcılar diğer seri üretim yöntemlerine göre daha yavaş bir üretim yöntemidir. Standart üretim yöntemleri ile birkaç saat içerisinde üretilebilen ürünler 3D yazıcılar ile günler sürebiliyor. Ancak diğer üretim yöntemlerinde gereken kalıp, takım tasarım gibi aşamalar olmaması nedeni ile toplamda daha hızlı ürün gerçekleştirilebilmektedir. Sadece üretim süresini dikkate aldığımızda 3D yazıcılar seri üretimde diğer tekniklere göre daha yavaştır.

Yüzey pürüzsüzlüğü uzmanlık gerektirir

200.000 dolarlık makinelerden 500 dolarlık kendin yap makinelere kadar bütün 3D yazıcılarda yüzey pürüzlülüğü bir problemdir. Katmanlar 100 mikron kalınlığında bile olsa dikkatli bakıldığında gözlemlenebilir.

Son donemdeki gelişmeler ile birlikte malzeme seçenekleri oldukça artmış olsa da, geleneksel üretim yöntemleri ile karşılaştırıldığında malzeme çeşitliliği oldukça azdır. Sürekli yeni hammadde malzemeleri geliştiriliyor. Fakat genel olarak plastiğin dışında çok yüksek teknoloji çözümler sunan hammaddeler bulunmuyor.

Döküm ve talaşlı imalat ile karşılaştırıldığında hassasiyet de oldukça büyük bir problem olarak karşımıza geliyor. 3D yazıcı tekniği ile dev makine parçaları üretmek oldukça problemli. Hacim büyüdükçe bahsettiğimiz problemler katlanarak artıyor.

Çin Hükümeti son zamanlarda 3D printing sistemiyle bir uçak üretme fikrini ortaya atmış bulunuyor. Havacılık sektörü düşük hacimli bir üretim sektörü olması nedeni ile 3d yazıcıların kullanım alanı için oldukça uygundur. Bahsedilen problemler genel problemlerdir. Sektör ve ürün bazında bu problemler giderilebilmektedir. Fakat sektörel dezavantajları dışında 3D printerların hafife alınamayacak zararları da bulunmaktadır.

3D printerların hızlı gelişimleri ayrıca hükümetleri de endişelendirmeye başladı. Şöyle ki, 3D yazıcıların toplumu ve hükümetleri tedirgin eden yanı insanoğlunun hayal gücünün sınırlarının olmayışında saklı. Texas’da bir hukuk öğrencisinin tasarladığı silahı 3D yazıcı kullanarak üreterek tasarımlarını internette paylaşması sonucu, iki günden daha kısa bir sürede tasarımın 100 binden fazla indirilmesi, yetkililerin ve sivil toplum kuruluşlarının endişelerini haklı çıkarttı. 3D yazıcılarla üretilen ilk silah olarak bilinen Liberator Londra’da bir müzede sergilenedursun, ABD ve Avrupa’da bu soruna ilişkin ne gibi çözümler alınabileceğine dair tartışmalar da hızlandı.

3D printer teknolojisi kötüye kullanılabilir mi?

Teknolojinin gelişimi ve kötü yönde kullanım hızı beklenenin o kadar üzerinde gerçekleşti ki, kamu otoritelerinin henüz 3D yazıcılar ile üretilen silahları yasaklama kararı dışında alabildiği bir önlem bulunmuyor. 3D yazıcı ile üretilen silahlar metal detektörlerinde tespit edilemiyor, tasarımları internette erişime açık olduğu için herhangi bir uzmanlık gerektirmiyor, yetkililer tarafından kimin bu yöntemle silah üretip kimin üretmediğine dair bilgi sahibi olabilme imkanı bulunmuyor.

Yasal önlemlerin yanı sıra 3D yazıcı üreticilerinin de teknolojinin kötü amaçlı kullanımını önlemeye yönelik yazılım geliştirme çabaları bulunmakta. Bu yazılımlar sayesinde silah ve benzeri yasal olmayan tasarımların yazılım ile tespit edilerek üretiminin engellenmesi gibi kısıtlamalar getirilebileceği tartışılıyor. Bir diğer tartışma ise 3D yazıcıların insan sağlığına olan etkisi ile ilgili olarak devam ediyor. Illinois Institute of Technology araştırmacıları yaptıkları çalışma sonucunda 3D yazıcıların kullanım sırasında ciddi miktarda insan sağlığına zararlı olan çok küçük parçacıkların havaya püskürtüldüğünü ortaya çıkarttılar. Bu parçacıkların insan sağlığına zararının sigara içilen bir ortamda bulunmakla eşdeğer olduğu belirtiliyor. Gelecekte 3D yazıcıların artı ve eksilerine dair ne gibi gelişmelerin ortaya çıkacağına dair bir tahmin yürütmek oldukça zor olmakla beraber kullanımının giderek yaygınlaşacağı ve pozitif kullanımı ile hayatımızı kolaylaştırmaya devam ederken kötüye kullanımı ile yetkililerin başını ağrıtmaya devam edeceği kesin gibi görünüyor.

Share.